Anasayfa  ›  Teknik SEO

Teknik Seo

Teknik SEO, sitenizin en kalabalık günde de açılmasını, her sayfasının Google’ın dizinine girmesini ve yenilenen adreslerin kaybolmamasını sağlayan altyapı çalışmasıdır.

Telefon ekranı: Teknik SEO

Teknik SEO Şehrin En Kalabalık Günlerinde Sitenizi Nasıl Ayakta Tutar?

Kırkpınar haftasında ya da sınırın öte yanından günübirlik alışverişe gelenlerin çarşıyı doldurduğu bir cumartesi, siteniz yılın en kalabalık saatlerini yaşar. Aynı anda çok sayıda kişi adresinizi, fiyatınızı ve kaça kadar açık olduğunuzu arar. Sıradan bir salı günü sorunsuz açılan site o saatlerde ağırlaşır, bazen hiç açılmaz. Teknik SEO, sitenin tam da bu saatlere dayanacak biçimde hazırlanmasıdır.

Yük altında ilk pes eden yer çoğu zaman barındırmadır; yani sitenizin dosyalarını tutan ve her ziyaretçiye gönderen kiralık bilgisayar. Uygun fiyatlı paketlerde bu bilgisayarı başka birçok siteyle paylaşırsınız ve size ayrılan güç sınırlıdır. Sınır aşıldığında ziyaretçi bembeyaz bir ekranla ya da bir hata yazısıyla karşılaşır. Siz o sırada tezgâhta müşteriyle ilgilendiğiniz için olanı çoğu zaman fark etmezsiniz.

Önbellek bu yükü hafifleten düzendir. Site, her ziyaretçi için sayfayı baştan hazırlamak yerine hazır bir kopyasını saklar ve onu gönderir; fırıncının her gelen için yeniden hamur yoğurmayıp rafta hazır ekmek bulundurması gibi. Önbellek doğru kurulduğunda aynı barındırma paketi çok daha fazla ziyaretçiyi taşıyabilir. Yanlış kurulduğunda ise müşteriye günler önceki fiyatı gösterir; bu yüzden ayarı özen ister.

Barındırmanın yeterli olup olmadığına tahminle karar verilmez. Bakılacak üç şey vardır: sunucu ilk cevabı ne kadar sürede veriyor, geçmişteki kalabalık günlerde hata kaydı düşmüş mü, paket ani bir ziyaretçi artışında ek güç verebiliyor mu? Bu kayıtların hepsi barındırma panelinde durur. Ücretsiz site kontrolü sırasında üç soruya da bakar, cevabını teknik terim kullanmadan yazarız; paketin yeterli olduğunu görürsek değiştirmenizi önermeyiz.

Kalabalık günde aksayan yalnızca açılış hızı değildir. Rezervasyon ya da sipariş formu, sitenin kendi arama kutusu ve stok gösteren sayfalar hazır kopyadan gönderilemez; her ziyaretçi için yeniden hesaplanır. Yükün asıl bindiği yer burasıdır ve site çoğu zaman tam bu sayfalarda takılır. Hangi sayfanın hazır kopyayla, hangisinin canlı hesapla gösterileceğini ayırmak, teknik SEO çalışmasının göze görünmeyen ama sonucu belirleyen kararlarından biridir.

Hazırlığın zamanı da önemlidir. Büyük değişiklikler kalabalık haftanın içinde değil, haftalar öncesinde yapılır ve sakin bir günde, az ziyaretçi varken denenir. Ayın başında size verdiğimiz yazılı iş listesinde bu tür hazırlıkları takvime göre sıralarız; festival, bayram ve uzun hafta sonları listede önceden işaretlenir. Böylece en çok kazanacağınız gün, sitenizin en çok zorlandığı gün olmaktan çıkar.

Hangi Sayfalarınız Google’ın Dizinine Girmiş, Hangileri Neden Dışarıda Kalmış?

Bir sayfanın yayında olması, Google’da bulunabileceği anlamına gelmez. Arama motoru bulduğu sayfaları kendi kayıt defterine, yani dizinine yazar; aramalarda yalnızca bu defterdeki sayfalar gösterilir. Sitenizde elli sayfa varken deftere yirmisi yazılmış olabilir. Aradaki fark dışarıdan bakınca görünmez; site sizin için eksiksiz açılır. Hangilerinin içeride, hangilerinin dışarıda olduğunu bilmeden yapılan çalışma, kimsenin karşısına çıkmayacak sayfalara emek harcamak anlamına gelebilir.

Bu bilgiyi tahmin etmek gerekmez. Search Console adını taşıyan ve ücret istemeyen Google paneli, sayfaları iki grupta gösterir: dizine alınanlar ve alınmayanlar. Alınmayanların yanında nedeni de yazar. Panelin dili teknik olduğu için işletme sahiplerinin birçoğu bu ekranı bir kez açıp kapatır. Biz listeyi satır satır okur, her nedeni gündelik dile çevirerek size aktarırız.

Dışarıda kalmanın ilk nedeni yalnızlıktır: sitenin başka hiçbir sayfası o sayfayı göstermiyorsa arama motoru ona ulaşacak yol bulamaz. Yeni açtığınız Keşan şubesinin sayfası menüye de anasayfaya da eklenmemişse durum budur. İkinci neden, sayfanın yanlışlıkla kapatılmasıdır. Site yapılırken konan “arama motorlarına gösterme” işareti yayından sonra kaldırılmamıştır; tek satırlık bu unutkanlık, aylarca emek verilen bir sayfayı görünmez kılar.

Üçüncü neden, sayfanın bir başkasına fazla benzemesidir. Aynı ürünün her rengi için açılmış ayrı sayfalar ya da ilçe adından başka bir şeyi değişmeyen hizmet sayfaları arama motoruna tek sayfa gibi görünür; biri seçilir, ötekiler dışarıda bırakılır ve hangisinin seçileceğine siz karar veremezsiniz. Dördüncü neden içeriğin azlığıdır: iki satır yazı ile bir fotoğraftan oluşan sayfa, deftere yazılmaya değer bulunmayabilir.

Her nedenin çaresi ayrıdır ve çoğu küçük işlerdir. Yalnız kalan sayfaya ilgili sayfalardan bağlantı verilir, unutulan işaret kaldırılır, birbirinin kopyası olan sayfalar tek adreste birleştirilir, zayıf sayfa ya güçlendirilir ya da bilerek dışarıda tutulur. Evet, bazı sayfaların dizine girmemesi doğrudur: alışveriş sepeti, üyelik girişi ve teşekkür sayfası aramalarda görünmemelidir; bunların dışarıda durması bir eksik değil, doğru ayardır.

Dizin kaydı bir kez bakılıp bırakılacak bir liste değildir; siteye sayfa eklendikçe ve adresler değiştikçe yeniden okunur. Teknik SEO kapsamında bu listeyi her ay açar, içeri giren ve dışarı düşen sayfaları ay sonu raporunda alt alta yazarız. Önemli bir sayfanız dışarıda kalmışsa bunu müşterinizden önce sizin öğrenmeniz gerekir; rapor bunun için vardır.

Yenilenen Bir Sitede Eski Adresler Yeni Yerlerine Nasıl Taşınır?

Site yenilenirken en çok konuşulan şey yeni görünüm, en az konuşulan şey eski adreslerdir. Oysa yıllardır yayında olan her sayfanın bir adresi vardır ve o adres pek çok yerde kayıtlıdır: arama sonuçlarında, başka sitelerin verdiği bağlantılarda, müşterilerin telefonuna kaydettiği yer imlerinde, bastırdığınız broşürdeki karekodda. Yeni sitede adresler değişirse bütün bu yollar boşluğa çıkar.

Karaağaç’ta bir kahvaltı bahçesinin menü sayfası yıllardır aynı adreste duruyorsa, o adres arama motorunda bir yer edinmiştir. Yenilemede adres değişir ve eskisi kapanırsa ziyaretçi “sayfa bulunamadı” yazısını görür. Arama motoru açısından yeni sayfa sıfırdan başlayan bir sayfadır; eskisinin birikimi ona kendiliğinden geçmez. “Sitem güzelleşti ama telefonum sustu” cümlesinin ardında çoğu zaman bu vardır.

Bunu önleyen belgeye yönlendirme haritası denir. İki sütunlu sade bir tablodur: solda eski adres, sağda o adresin yeni sitedeki karşılığı. Tabloyu okumak için teknik bilgi gerekmez. Yeni site yayına girdiği andan itibaren eski adrese gelen herkes, hiçbir şey fark etmeden yeni sayfaya aktarılır. Arama motoru da bu aktarmayı izler ve eski sayfanın birikimini zaman içinde yenisine devreder.

Haritayı hazırlamak için önce eski sitenin bütün adresleri toplanır; yalnızca menüdekiler değil, arama kayıtlarında görünenler ve dışarıdan bağlantı almış olanlar da. Sonra her adres için tek tek karar verilir: yeni sitede tam karşılığı var mı, yoksa en yakın konuya mı gitmeli? Karşılığı olmayan her adresi anasayfaya göndermek kolay ama yanlış bir çözümdür; gelen kişi aradığını orada bulamaz.

Bu iş tasarım ile yazılımın arasında kaldığı için kolayca sahipsiz kalır: tasarımcı görünüşe, yazılımcı işleve bakar, adresler kimsenin listesinde yer almaz. Bizde yazı, tasarım ve yazılım tek ekibin işi olduğundan harita daha çizim başlamadan çıkarılır. Teknik SEO, yenileme projelerinde ilk gün masaya konması gereken bu tabloyla başlar; sona bırakıldığında unutulan satırlar mutlaka olur.

Yayından sonraki haftalarda haritanın işleyip işlemediği izlenir. Arama kayıtlarında “bulunamadı” hatası veren adresler listelenir, gözden kaçanlar tabloya eklenir; ilk haftalarda birkaç eksik satır çıkması olağandır. Alan adı değişiyorsa, örneğin işletmenin adı yenilenmişse, aynı tablo iki alan adı arasında kurulur. Eski adresler yıllarca ziyaret almayı sürdürür; bu nedenle yönlendirmeler geçici bir önlem sayılıp birkaç ay sonra kaldırılmamalıdır.

Bir Hız Raporunu Teknisyen Olmadan Nasıl Okursunuz?

Hız raporu, Google’ın herkese açık aracına adresinizi yazdığınızda karşınıza çıkan renkli sayfadır. Tepesinde sıfır ile yüz arasında büyük bir puan durur ve göz ister istemez ona takılır. Oysa o puan bir deneme ortamında hesaplanan tahmindir; müşterilerinizin gerçekte ne yaşadığını tek başına göstermez. Raporu doğru okumanın ilk kuralı, büyük rakama değil altındaki satırlara bakmaktır.

Raporun üst bölümünde, yeterince ziyaretçisi olan sitelerde gerçek kullanıcılardan toplanan sonuçları gösteren bir kutu yer alır. Bu kutu son haftalarda sitenize giren insanların telefonlarında neler yaşandığını özetler. Az ziyaret alan sitelerde bu kutu boş kalır; bu bir arıza değildir. Alttaki bölüm ise tek bir sanal telefonla yapılan denemedir. İkisi birbirini tutmuyorsa gerçek kullanıcı kutusuna güvenin; arama motorunun dikkate aldığı sonuçlar da oradakilerdir.

Üç satır önemlidir ve üçü de gündelik dille anlatılabilir. Birincisi, sayfadaki en büyük görselin ya da başlığın ekrana gelme süresidir; ziyaretçi “açıldı” duygusunu o anda yaşar. İkincisi, bir düğmeye dokunulduğunda sayfanın ne kadar çabuk karşılık verdiğidir. Üçüncüsü, sayfa yüklenirken yazıların ve düğmelerin yer değiştirip değiştirmediğidir; kayan bir düğme yanlış yere basılmasına yol açar.

Her satırın yanında yeşil, turuncu ya da kırmızı bir işaret bulunur. Yeşil “dokunmayın”, turuncu “sırası gelince bakılsın”, kırmızı “öncelikli” demektir. Raporun altındaki uzun öneri listesi gözünüzü korkutmasın: oradaki maddelerin hepsi aynı ağırlıkta değildir ve bir bölümü sizin sitenizde hissedilir bir fark yaratmaz. Hangi maddenin kırmızı satırı düzelteceğini ayırmak işin uzmanlık isteyen kısmıdır.

Bir ayrıntı daha: raporu yalnızca anasayfa için almayın. Müşterinin aramadan geldiği sayfa çoğu zaman bir hizmet ya da ürün sayfasıdır ve anasayfadan ağır olabilir. Sonuçlar telefon ve bilgisayar için ayrı sekmelerde verilir; önce telefon sekmesine bakın. Saraçlar Caddesi’nde yürürken sizi arayan kişi sitenizi masa başında değil, elindeki telefonda ve hareket hâlinde açar.

Raporu kendiniz alıp bize gönderebilirsiniz; ücretsiz site kontrolü sırasında aynı raporu biz de alır, üç satırın sizin siteniz için ne anlama geldiğini yazarız. Kontrol sonucunda bir çalışma gerekiyorsa teknik SEO adımlarını ayın başındaki yazılı listede sıralar, ay sonunda aynı raporu yeniden alıp ilk hâliyle yan yana koyarız. Farkı böylece siz de görürsünüz.

Sıkça Sorulan Sorular
Kalabalık bir günde sitem açılmazsa ilk olarak kimi aramalıyım?

Önce barındırma firmanızın destek hattını arayın; sorunun sunucudan mı yoksa siteden mi kaynaklandığını en hızlı onlar görür. Bu yüzden hesap bilgilerinizin ve destek numarasının elinizin altında durması, kalabalık günlerden önce yapılacak en basit hazırlıktır.

Google’ın arama kutusuna “site:” yazıp hemen ardına alan adınızı eklerseniz kaba bir liste görürsünüz. Kesin kayıt için Search Console gerekir; ücretsizdir ve kurulumu kısa sürer. Hesap sizin adınıza açılmalı, erişim sonradan paylaşılmalıdır.

Mümkünse süresiz. Eski adrese başka sitelerden verilmiş bağlantılar ve müşterilerin kaydettiği yer imleri yıllarca kullanılmaya devam eder. Yönlendirme kaldırıldığında bu yollardan gelen herkes yeniden boş bir sayfayla karşılaşır.

Çünkü deneme, orta güçte bir telefon ve yavaş bir bağlantı varsayılarak yapılır. Bilgisayarda fark edilmeyen ağır görseller ve fazladan dosyalar telefonda belirgin gecikme yaratır. Ziyaretçileriniz ağırlıkla telefondan geliyorsa esas alınacak sonuç da odur.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.