Anasayfa › İçerik Yazımı
İçerik Yazımı
İçerik yazımı, yıl boyunca aranan konuları bir takvime yerleştirip her birini tek ve doyurucu bir sayfada anlatma işidir; eskiyen sayfaların tazelenmesi de buna dâhildir.
İçerik Yazımı İçin On İki Aylık Takvim Nasıl Kurulur?
Bu şehirde yılın ritmi bellidir: yazın Kırkpınar haftası, güzün üniversitenin açılışı ve hasat, bayram tatilleri, her hafta sonu sınırın öte yanından gelen alışveriş kalabalığı. İnsanların ne aradığı da bu ritme göre, neredeyse haftası haftasına değişir. İçerik yazımı, aklınıza geldikçe siteye yazı eklemek değildir; bu ritmi önceden görüp her ayın yazısını, arandığı günden önce hazır etmektir.
Takvim olmadan yazılan yazılar iki hataya düşer. Ya geç kalırlar: festival haftası için hazırlanan sayfa festivalden üç gün önce yayımlanır ve arama motoru onu fark edene kadar hafta biter. Ya da hep aynı konunun çevresinde dönerler: işletme sahibinin aklına gelen ilk birkaç başlık yazılır, sonra konu tükenmiş sanılır. Takvim hem zamanı hem çeşitliliği güvenceye alır.
Takvimi kurarken üç liste yan yana konur. Birincisi şehrin ve sektörünüzün belli günleridir: festival, okul dönemi, hasat, bayram, sezon açılışı. İkincisi arama kayıtlarıdır: insanlar işinizle ilgili hangi soruyu hangi ayda daha çok soruyor? Üçüncüsü sizin takviminizdir: yeni ürün ne zaman geliyor, kampanya ne zaman başlıyor, hangi aylarda işiniz yoğun, hangilerinde sakin? Bu son listeyi yalnızca siz bilirsiniz; ilk ikisini biz hazırlarız.
Üç liste üst üste konduğunda her aya bir iki konu düşer. Konular, aranacakları günden haftalar önce yayımlanacak biçimde yerleştirilir; çünkü arama motorunun bir sayfayı bulması, okuması ve bir yere yerleştirmesi zaman ister. Sakin aylarınız yazı hazırlamak için en uygun aylardır: siz yoğunken yayımlanacak yazılar, siz boşken konuşulup hazırlanmış olur ve işin en kalabalık gününde sizden bir şey beklenmez.
Takvim taşa yazılmaz. Yıl içinde beklenmedik bir gelişme olur: bir yönetmelik değişir, yeni bir ürün çıkar, müşteriler daha önce sormadıkları bir şeyi sormaya başlar. Bu durumda sıradaki konulardan biri ertelenir ve yerine güncel olan girer. Önemli olan, her ay neyin neden yazıldığının belli olmasıdır; plansız kalan ay, çoğu zaman hiçbir şeyin yazılmadığı ay olur.
Ücretsiz site kontrolü sırasında sitenizde bugüne kadar yazılanlara tek tek bakar, hangi ayların ve hangi konuların boş kaldığını görürüz. İçerik yazımı takvimi, kontrol sonucunda ortaya çıkan bu boşluklara göre kurulur. Her ayın başında verdiğimiz yazılı iş listesinde o ay yayımlanacak yazılar adıyla ve yayın haftasıyla yazılıdır; ay bitince raporda hangilerinin yayımlandığını ve ilk karşılığını görürsünüz.
Mevsimlik Konular ile Her Zaman Aranan Konular Takvimi Nasıl Paylaşır?
Konular iki türdür ve takvimde farklı davranırlar. Mevsimlik konular yılın belli haftalarında çok aranır, sonra sessizleşir: “Kırkpınar haftasında nerede kalınır”, “öğrenci evi için ikinci el eşya”, “bayramda açık lokantalar”. Her zaman aranan konular ise yıl boyu benzer ilgiyi görür: “çelik kapı fiyatı neye göre değişir”, “tapu masrafını kim öder”. İyi bir takvim ikisini birlikte taşır.
Mevsimlik konularda her şey zamanlamadır. Üniversitenin açıldığı haftalarda Trakya Üniversitesi öğrencileri ve aileleri kiralık ev, eşya, uygun fiyatlı yemek ve ulaşım arar; bu aramalara cevap verecek sayfa o haftalarda değil, yaz bitmeden yayında olmalıdır. Hasat döneminde çeltik ve ayçiçeği üreticisinin aradıkları, sahil sezonu açılırken Enez ve Saros kıyısındaki yazlık sahibinin aradıkları da aynı kurala uyar.
Mevsimlik sayfanın güzel yanı, her yıl geri gelmesidir. Geçen yıl yazılan festival sayfası bu yıl silinip yeniden yazılmaz; aynı adreste durur, yalnızca tarihleri ve ayrıntıları güncellenir. Böylece sayfa her yıl bir önceki yılın birikimiyle başlar. Adresine yıl yazılmış sayfalar bu şansı kaçırır: her yıl yeni bir adres açılır ve eskisinin kazandığı yer boşa gider.
Her zaman aranan konular takvimin omurgasıdır. Bunlar müşterilerinizin yılın hangi günü olursa olsun sorduğu sorulardır: fiyat neye göre değişir, iş kaç gün sürer, hangi belge gerekir, hangisi bana uygun? Bu sayfalar bir kez iyi yazıldığında uzun süre ziyaretçi getirmeyi sürdürür. Mevsimlik konusu bulunmayan sakin aylar, bu omurgayı kurmanın tam zamanıdır. Yoğun haftalar geldiğinde o sayfalar çoktan yerini almış olur.
Bir de haftalık ritim vardır. Hafta sonu sınırdan gelen ziyaretçi için yazılan sayfalar, mevsimlik ile sürekli arasında durur: her hafta aranır, ama aranan şey mevsime göre değişir. Otopark, dövizle ödeme, pazar günü açık olan dükkânlar, tava ciğeri için sıra beklenmeyen saatler; bunlar küçük ama gerçekten aranan bilgilerdir ve pek az sitede yazılı olarak bulunur.
İkisinin oranı işinize göre değişir. Otel, lokanta ve hediyelik eşya satan bir dükkân için mevsimlik konular ağır basar; muhasebeci, klinik ya da tesisatçı için her zaman aranan sorular. İçerik yazımı planını hazırlarken bu dengeyi arama kayıtlarına bakarak kurarız; yalnızca mevsime yaslanan site kışın, yalnızca sürekli konulara yaslanan site ise en kalabalık haftalarda görünmez kalır.
Yeni Bir Yazı mı Eklenmeli, Eski Sayfa mı Tazelenmeli?
Yeni yazı eklemek ilerleme duygusu verir; site büyüyor, bir şeyler yapılıyor. Oysa pek çok sitede asıl fırsat yeni yazılarda değil, yıllar önce yazılıp unutulmuş sayfalardadır. Bu sayfaların bir adresi, bir geçmişi ve çoğu zaman aramalarda bir yeri vardır; yalnızca bilgileri eskimiştir. Onları tazelemek, sıfırdan açılan bir sayfayı tanıtmaya göre genellikle daha az emek ister.
Hangi sayfanın tazeleneceğini arama kayıtları gösterir ve üç işaret aranır. Bir zamanlar çok tıklanan ama son aylarda gerileyen sayfa. Sıkça gösterildiği hâlde az tıklanan sayfa. Ve ikinci sonuç sayfasının başında, yani görünür olmanın eşiğinde bekleyen sayfa. Üçü de küçük bir dokunuşla öne geçebilecek adaylardır ve yeni bir yazıya başlamadan önce ele alınmalıdır.
Tazelemek, yazının tarihini değiştirip yeniden yayımlamak değildir; okur da arama motoru da bu kolaycılığı fark eder. Fiyatlar, saatler, yönetmelikler ve fotoğraflar güncellenir. Aradan geçen sürede müşterilerin sormaya başladığı yeni sorular eklenir, artık geçerli olmayan bölümler çıkarılır. Başlık ve açıklama satırı sayfanın bugünkü içeriğine göre yeniden yazılır. Sayfanın adresi ise değişmez; yıllar içinde biriken her şey o adrese bağlıdır.
Yeni yazı ne zaman doğrudur? Sitenizde hiç ele alınmamış bir soru varsa, işinize yeni bir kalem eklediyseniz ya da mevcut bir sayfa iki ayrı konuyu birden taşımaya çalışıyorsa. Son durumda sayfa ikiye bölünür: biri eski adreste kalır, öteki yeni bir adreste açılır. Ölçü basittir: bu soruya sitede zaten cevap veren bir sayfa var mı?
Bazı sayfalar ne tazelenir ne korunur; birleştirilir. Aynı konuda yıllar içinde yazılmış üç kısa yazı varsa üçü tek bir kapsamlı sayfada toplanır ve eski adresler ona yönlendirilir. Geçmiş bir kampanyanın duyurusu ya da kapanmış bir hizmetin sayfası gibi artık karşılığı olmayanlar ise kaldırılır. Az ama güncel sayfa, çok ama dağınık sayfadan daha fazla güven verir.
Bu yüzden ayın iş listesinde yalnızca “yeni yazı” satırı bulunmaz; “tazelenecek sayfa” satırı da bulunur. Hangi sayfaların sıraya girdiği listede adıyla yazar. İçerik yazımı çalışmasında ikisini birlikte yürütürüz ve hangisine ağırlık verileceğini sitenizin yaşı belirler: yeni bir sitede önce eksik sayfalar yazılır, yıllardır yayında duran sitede ise ilk iş eldeki sayfaları elden geçirmektir; yeni yazılar onların ardından gelir.
Tek Bir Konu Nasıl Tek ve Eksiksiz Bir Sayfaya Dönüşür?
Bir konu seçildi diyelim: “düğün için toplu yemek siparişi”. Bu konunun iyi bir sayfaya dönüşmesi için önce o aramayı yapan kişinin aklındaki bütün sorular alt alta yazılır. Kaç kişilik sipariş alınıyor, ne kadar önce haber vermek gerekiyor, fiyat neye göre değişiyor, servis ve ekipman dâhil mi, hangi ilçelere götürülüyor? Sayfa, bu listenin eksiksiz cevabıdır.
Cevapların kaynağı sizsiniz. İnternetteki başka sayfalardan derlenmiş genel bilgiler okura da arama motoruna da yeni bir şey söylemez. Sizin verdiğiniz cevap ise yalnızca sizde vardır: gerçek fiyat aralığınız, yaşadığınız bir örnek, müşterilerin en çok yanıldığı nokta. Bu bilgiyi birkaç notla ya da sesli mesajla aktarmanız yeterlidir; onu okunur bir metne dönüştürmek bizim işimizdir.
Sorular sayfada, okurun aklına geliş sırasıyla dizilir ve her biri bir ara başlık olur. Okur aradığı soruyu başlıklardan bulup doğrudan oraya gidebilmelidir; baştan sona okuması beklenmez. Cevap, başlığın hemen altındaki ilk cümlede verilir, ayrıntı ardından gelir; acelesi olan ilk cümleyle yetinir, meraklısı devamını okur. Uzun bir girişle başlayan ve asıl bilgiyi sona saklayan sayfayı okur çoğunlukla yarıda bırakır.
Aynı konunun beş ayrı kısa yazıya bölünmesi yaygın bir alışkanlıktır: fiyat için bir yazı, süre için bir yazı, bölge için bir yazı. Oysa arayan kişi bunların hepsini tek yerde görmek ister; arama motoru da eksiksiz olan sayfayı öne alma eğilimindedir. Bir konu, bir sayfa; o sayfa da başka yere gitmeye gerek bırakmayacak kadar tam olmalıdır.
Sayfanın uzunluğunu kelime hedefi değil, soru sayısı belirler. Üç soruluk bir konu kısa, on soruluk bir konu uzun olur ve ikisi de doğrudur. Yazı bittikten sonra fiyat tablosu, gerçek bir fotoğraf ve sayfanın sonuna bir sonraki adım eklenir: arama düğmesi ya da kısa bir form. Cevabını alan okur, şimdi ne yapacağını düşünmek zorunda bırakılmamalıdır.
Yazı, tasarım ve yazılım tek ekibin işi olduğu için sayfa yalnızca metin olarak teslim edilmez; başlıklarıyla, tablosuyla ve düğmesiyle yayına hazır hâle gelir. İçerik yazımı bizim için bir sayfanın yazılmasıyla değil, o sayfanın aradığı okuru bulmasıyla tamamlanır; bu nedenle yayımlanan her sayfanın aramalardaki durumunu ay sonu raporunda izlemeyi sürdürürüz. Okur bulamayan sayfa, bir sonraki ayın tazelenecekler listesine girer.
Festival haftası için yazılan bir sayfa ertesi yıl da işe yarar mı?
Yarar, yeter ki aynı adreste kalsın ve her yıl güncellensin. Tarihler, saatler ve o yılın ayrıntıları değiştirilir; sayfanın geri kalanı korunur. Böylece sayfa her yıl sıfırdan değil, önceki yılın birikimiyle başlar.
Takvimdeki bir konu o ay yetişmezse ne olur?
Mevsimlik konular ertelenemez; o yüzden takvimde öne alınır ve önce onlar hazırlanır. Her zaman aranan bir konu ise bir sonraki aya kaydırılabilir. Hangi konunun neden kaydığı ayın yazılı iş listesinde görünür.
Aynı konuda iki eski yazım var, ikisini de tutmalı mıyım?
Çoğunlukla hayır. İkisi aynı soruya cevap veriyorsa en iyi bölümleri tek sayfada birleştirilir, öteki adres ona yönlendirilir. İki yazı farklı sorulara cevap veriyorsa ikisi de kalır, ama başlıkları bu farkı açıkça göstermelidir.
Yazının üzerine tarih koymak doğru mu?
Bilgisi zamanla değişen yazılarda evet; okur ne kadar güncel olduğunu bilmek ister. Tarih olarak ilk yayın günü değil, son güncelleme günü gösterilmelidir. Eskimeyen bir konuda ise tarih, sayfayı gereksiz yere yaşlı gösterebilir.