Anasayfa  ›  Site Dışı SEO

Site Dışı Seo

Site dışı SEO, sitenize sizin dışınızdaki kaynakların kefil olmasıdır: oda rehberleri, yerel basın, bayi sayfaları ve adınızın aramalarda geçmesi bu çalışmanın konusudur.

Telefon ekranı: Site Dışı SEO

Site Dışı SEO Çalışması Neden Önce Üyesi Olduğunuz Kurumlardan Başlar?

Uzunköprü’de tarım makineleri satan bir işletmeyi ele alalım. Ticaret odasına kayıtlıdır, iki markanın yetkili bayisidir, her yıl bir okulun şenliğine destek olur, yerel gazete açılışını haber yapmıştır. Bu dört ilişkinin her biri internette bir sayfaya karşılık gelir; ama o sayfalarda işletmenin adı çoğu zaman ya hiç geçmez ya da sitesine bağlantı verilmemiştir. Site dışı SEO, bu hazır ilişkileri görünür kılmakla başlar.

Arama motoru bir siteyi değerlendirirken yalnızca sitenin kendi söylediklerine bakmaz; başkalarının ondan nasıl söz ettiğine de bakar. Tanınan bir kurumun sayfasında adınızın geçmesi ve oradan sitenize bağlantı verilmesi, “bu işletme gerçektir ve bilinir” anlamına gelen bir işarettir. İşaretin değeri, onu verenin kim olduğuna bağlıdır; bu nedenle ilk gidilecek adres, sizi zaten tanıyan ve adınızı yazmaktan çekinmeyecek olanlardır.

İlk durak oda ve dernek kayıtlarıdır. Kayıtlı olduğunuz oda, bağlı bulunduğunuz meslek birliği ve üye olduğunuz dernek çoğunlukla bir üye listesi yayımlar. Bu listelerde adınız eksik, adresiniz eski ya da site bağlantınız boş olabilir. Bir dilekçeyle ya da kısa bir e-postayla düzeltilebilen bu satırlar, kazanılması en kolay ve yerinde en uzun süre kalan işaretlerdir.

İkinci durak iş ortaklarınızdır. Bayisi olduğunuz markanın sitesinde “satış noktaları” ya da “yetkili servisler” sayfası vardır ve orada yer almak hakkınızdır. Ürün aldığınız üretici, birlikte iş yaptığınız nakliyeci ya da çözüm ortağınız da kendi sitesinde sizden söz edebilir. Siz de onları anarsınız; gerçek bir ticari ilişkinin internetteki izinin iki yönlü olması son derece doğaldır.

Üçüncü durak yerel basın ve desteklediğiniz etkinliklerdir. Bir spor kulübüne forma yaptırmak, bir öğrenci topluluğunun etkinliğine katkı vermek ya da Kırkpınar haftasında bir stant açmak haber olabilir; düzenleyenin sitesinde destekçiler arasında adınız geçer. Bu sayfalarda işletme adının doğru yazılması ve sitenize bağlantı verilmesi çoğu zaman yalnızca rica edilmesi gereken bir ayrıntıdır; kimse istemediği için eksik kalır.

Bu duraklar bir kez dolaşılıp bırakılmaz; ilişkileriniz arttıkça liste de uzar. Ücretsiz site kontrolü sırasında adınızın bugün hangi sayfalarda geçtiğine bakar, karşılığı henüz alınmamış hazır ilişkileri not ederiz. Site dışı SEO için ayın başında verdiğimiz yazılı listede hangi kuruma ne için başvurulacağı yazar; ay sonu raporunda hangisinin sonuçlandığını, hangisinin beklediğini görürsünüz.

Önünüze Gelen Bir Bağlantı Fırsatı Hangi Üç Soruyla Tartılır?

Çalışma ilerledikçe önünüze fırsatlar gelir: bir rehber sitesi sizi listelemek ister, bir haber sitesi tanıtım yazısı önerir, bir tanıdığınız kendi sitesinden bağlantı vermeyi teklif eder. Hepsine evet demek de hepsini geri çevirmek de yanlıştır. Bir bağlantının emeğe değip değmeyeceğini anlamak için özel araçlara gerek yoktur; kendinize soracağınız üç yalın soru çoğu durumda yeter.

Birinci soru şudur: bu sitenin gerçek okuru var mı? Sayfayı açın ve sıradan bir okur gibi bakın. Yazılar güncel mi, belli bir konusu var mı, sorumlusu ve iletişim bilgisi yazıyor mu? Tek amacı bağlantı dağıtmak olan siteler kolay tanınır: birbiriyle ilgisiz konular alt alta dizilmiştir, yazıların imzası yoktur, her yazının ortasında alakasız işletmelere bağlantılar durur.

İkinci soru şudur: bu sitenin sizinle bir ilgisi var mı? İlgi iki türlü olabilir; konu ya da yer. Çeltik üreticisi için bir tarım yayını konu bakımından, Trakya haberleri veren bir site yer bakımından ilgilidir. Başka bir ülkede, başka bir dilde yayımlanan bir oyun sitesinden gelen bağlantının ise ne okura ne arama motoruna anlatacağı bir şey vardır.

Üçüncü soru en ayırt edici olandır: arama motorları hiç olmasaydı bu bağlantıyı yine ister miydiniz? O sayfayı okuyan biri bağlantıya tıklayıp müşteriniz olabilecekse cevap evettir. Oda listesinden, bayi sayfasından ya da yerel bir haberden gelen ziyaretçi azdır ama ilgilidir. Kimsenin tıklamayacağı bir bağlantı, yalnızca sayıyı artırmak için alınmış demektir ve uzun vadede size bir şey kazandırmaz.

Üç sorudan geçen bir fırsatta sıra ayrıntılara gelir. Adınız sayfanın neresinde geçiyor: metnin içinde mi, sayfanın dibindeki uzun bir listede mi? Bağlantı hangi sayfanıza gidiyor: konuyla ilgili hizmet sayfasına mı, anasayfaya mı? Adınız, adresiniz ve telefonunuz sitenizdekiyle aynı mı yazılmış? Küçük görünen bu ayrıntılar, aynı bağlantının size sağlayacağı yararı belirgin biçimde değiştirir.

Bu elemeyi sizin yerinize biz yaparız, ama ölçütü bilmeniz önemlidir; çünkü teklifler çoğunlukla doğrudan size gelir. Site dışı SEO raporunda her kaynağın yanında üç sorunun kısa cevabı bulunur: okuru kim, sizinle ilgisi ne, oradan kim gelebilir? Böylece neye, neden emek verildiğini siz de izlersiniz. Cevabı yazılamayan bir kaynak listeye girmez; rapordaki sayıyı kabarık göstermek için de eklenmez.

Hazır Bağlantı Paketleri Neden Ucuz Görünüp Pahalıya Patlar?

E-posta kutunuza düzenli aralıklarla aynı teklif düşer: belirli bir ücret karşılığında çok sayıda siteden bağlantı ve kısa sürede üst sıra. Rakam cazip görünür, çünkü tek bir yerel haberin ya da oda kaydının peşinde harcanacak emeğe kıyasla çok düşüktür. Ucuzluğun nedeni basittir: bu bağlantılar tek tek kazanılmaz, hazır bir site ağından herkese aynı biçimde dağıtılır.

O ağdaki siteler yalnızca bağlantı satmak için kurulmuştur ve aynı paketi sizden önce pek çok alıcıya vermiştir. Arama motorları bu ağları tanımak için yıllardır çalışır. Tanıdıklarında iki şeyden biri olur: bağlantılar yok sayılır ve ödediğiniz para boşa gider, ya da siteniz kuralları çiğnemiş sayılarak aramalarda geriye düşürülür. İkinci durumdan çıkmak uzun ve yorucu bir uğraş gerektirebilir.

İşin aldatıcı yanı, paketin ilk haftalarda işe yarıyormuş gibi görünebilmesidir. Sıralama bir süre yükselir, satıcı haklı çıkmış gibi olur, siz de ikinci paketi alırsınız. Asıl sonuç ise çok daha sonra belli olur. Düşüş geldiğinde satıcıya ulaşmak zorlaşır; bağlantıları kaldırtmak ise satın almaktan çok daha zahmetlidir. Kısa süren bir yükselişin bedelini, yıllar içinde adım adım biriktirdiğiniz görünürlükle ödemiş olursunuz.

Riskli teklifi tanımak zor değildir. Sayı vaat ediyorsa, sitelerin adını önceden vermiyorsa, sonuç için kesin tarih söylüyorsa ve fiyat şaşırtıcı ölçüde düşükse uzak durun. Gerçek bir çalışmada hangi kaynağa neden başvurulduğu baştan bellidir ve hiçbir kaynak sizden saklanmaz. “Listeyi paylaşamayız, ticari sır” cümlesi, o listede görmek istemeyeceğiniz sitelerin bulunduğuna işaret eder. Açık bir listeden kimse zarar görmez.

Geçmişte böyle bir paket aldıysanız telaşa kapılmanız gerekmez, ama durumu bilmeniz gerekir. Sitenize bağlantı veren adreslerin dökümü Search Console panelinde durur ve herkes kendi sitesi için ücretsiz görebilir. Dökümdeki şüpheli siteler ayıklanır; kaldırılabilenler için site sahibine yazılır, kaldırılamayanlar arama motoruna “bunları saymayın” diye bildirilebilir. Bu bildirim dikkat ister; yanlış listeyle yapıldığında işe yarayan bağlantılar da devre dışı kalır.

Önerimiz açıktır: toplu bağlantı paketlerinden uzak durun. Site dışı SEO, parayla hızlandırılabilen bir iş değildir; hızlandırılabilen tek şey, gerçek ilişkilerinizin internete yansıtılmasıdır. Bu yol daha ağır ilerler, fakat kazanılan her kayıt size aittir ve bir sabah baktığınızda silinmiş ya da başınıza dert olmuş çıkmaz. Sabırla kurulan düzen, satın alınan kalabalıktan uzun yaşar.

Adınızın Doğrudan Aranması Size Ne Kazandırır?

Bir müşteri arama kutusuna “mobilyacı” yerine doğrudan işletmenizin adını yazıyorsa kararını büyük ölçüde vermiştir; artık aradığı şey bir satıcı değil, sizsiniz. Bu aramada rakiplerinizle yarışmazsınız; sonuç sayfasının üst bölümü çoğunlukla size aittir. Adın aranması, yıllar içinde kazandığınız tanınırlığın internetteki karşılığıdır ve hiçbir teknik düzenlemeyle taklit edilemez. Sitenizin dışında yapılan bütün işlerin son hedefi, bu aramaların sayısını artırmaktır.

Adınızı yazan kişinin karşısına ne çıktığına bir kez de siz bakın. Üstte siteniz, yanında harita kartınız, altında sosyal hesaplarınız ve sizden söz eden başka sayfalar sıralanır. Bu görüntü derli topluysa güven verir. Eski bir adres, kapanmış bir şubenin kaydı ya da yıllar önce yazılmış cevapsız bir şikâyet de aynı sayfada duruyorsa, müşteri sizi aramadan önce onları okur.

Arama motorları bir adın ne sıklıkla arandığını görür. Bunun sıralamaya ne ölçüde yansıdığı açıklanmış değildir; bu konuda kesin konuşana kuşkuyla yaklaşın. Kesin olan şudur: adıyla aranan işletmenin sayfaları daha çok tıklanır, adı başka sitelerde daha sık geçer ve müşterileri onu haritada daha çok arar. Bu işaretlerin hepsi aynı yönü gösterir ve birbirini besler.

Adın aranmasını sağlayan şeylerin çoğu internetin dışındadır. Aracınızın üzerindeki yazı, faturanızın altındaki adres, poşetiniz, Saraçlar Caddesi’ndeki bir etkinlikte dağıttığınız el ilanı insanlara adınızı hatırlatır. Bunların hepsinde adınız aynı biçimde yazılmalıdır. Bir yerde kısaltılmış, başka bir yerde uzun ticaret unvanıyla yazılmışsa hem insanlar hem arama motoru iki ayrı işletmeyle karşı karşıya olduğunu sanabilir.

Adın ayırt edici olması da işinizi kolaylaştırır. Yalnızca “Ticaret”, “Market” ya da “Emlak” gibi genel bir sözden oluşan adlar aynı bölgede birçok işletmeyle paylaşılır; arayan kişi sizi bulmak için adın yanına ilçe ya da sokak eklemek zorunda kalır. Adınızı değiştirmeniz gerekmez; ama sitede, haritada ve kayıtlarda adın yanına hep aynı ayırt edici sözü eklemek sizi ötekilerden ayırır.

Adınızın ayda kaç kez arandığı arama kayıtlarında görünür ve ay sonu raporunda kendi satırıyla, önceki aylarla birlikte gösterilir. Site dışı SEO çalışmasının işe yarayıp yaramadığını gösteren en dürüst rakamlardan biri budur: bağlantı sayısı kolayca şişirilebilir, oysa insanların sizi adınızla araması ancak sizi gerçekten tanımalarıyla artar. O satır yükseliyorsa emek yerini bulmuş demektir.

Sıkça Sorulan Sorular
Hiçbir odaya ya da derneğe üye değilim, nereden başlanır?

İş ortaklarınızdan başlanır: bayisi olduğunuz marka, ürün aldığınız üretici, birlikte çalıştığınız firmalar. Ardından desteklediğiniz bir etkinlik ya da yerel bir haber gelir. Üyelik şart değildir; önemli olan gerçek bir ilişkinin bulunmasıdır.

Cevap vermeniz gerekmez. Merak ediyorsanız bağlantının verileceği sitelerin listesini isteyin; liste gelmiyorsa ya da siteler işinizle ilgisizse konu kapanmıştır. Emin olamadığınız bir teklifi bize iletirseniz üç soruyla birlikte değerlendiririz.

İsteyebilirsiniz ve istemelisiniz. Markanın bayi sorumlusuna işletme adınızı, adresinizi, telefonunuzu ve site adresinizi yazılı olarak gönderin. Pek çok marka satış noktalarını listeler; eksiklik çoğunlukla kimsenin bildirmemesinden kaynaklanır.

Çoğu zaman değil; arama motoru yaygın yazım yanlışlarını kendiliğinden düzeltir. Yanlış yazım başka bir işletmenin adına denk geliyorsa durum değişir. O zaman adınızın yanına ilçeyi ya da işinizi ekleyerek tanıtmanız karışıklığı azaltır.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.